Devlet memurları, Bağkur’lular ve yeşil kart sahiplerinden sonra, sigortalılar da, tüp bebek tedavisinde sosyal güvenceden yararlanabilecek.

Türkiye’de, tüp bebek tedavisine ihtiyaç duyan en az 150 bin çift bulunuyor. Bunların da en az 70 binini sigortalı hastaların oluşturduğu tahmin ediliyor.

SSK’dan tüp bebek müjdesi

Artık sigortalı hastalar da tüp bebek tedavisinden sosyal güvence kapsamında yararlanabilecek. Türkiye’de tüp bebek tedavisine ihtiyaç duyan 150 bin kişinin tahmini olarak 70 binini sigortalılar oluşturuyor.

2004 yılında 23 bin tüp bebek uygulaması yapıldığını belirten Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş’a göre sigortalı hastaların da tedavi kapsamına alınmasıyla bu sayı en az yüzde 25 oranında artacak.

Türkiye’de şu an 26’sı devlet, 40’ı özel olmak üzere 66 tüp bebek merkezi bulunuyor.

Kamu kurumlarında 2 bin 500 YTL özel sağlık kurumlarında 3 bin 500 YTL’ye uygulanan tüp bebek yönteminde, devlet memurları, bağ-kur ve yeşil kartlılar, ilaçlar için yüzde 20 katkı payı ödüyorlar. Tedavi masrafları için de devletin 1 milyar lira civarında bir katkısı oluyor. SSK’lıların da aynı koşullara tabi olması bekleniyor.

Ancak sigortalı hastalar için bir kısıtlama söz konusu. Sigortalılar şimdilik Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerle, üniversite hastanelerinde yapılacak tüp bebek tedavisinden yararlanabilecek.

Türk Jinekoloji Derneği’ne Başkanı Prof Dr Bülent Tıraş’a göre bu kısıtlama “adil” değil. Sigortalı hastalara da devlet memuru, bağ-kur ve yeşil kartlılar gibi özel sağlık kuruluşlarına başvurma hakkının tanınması gerekiyor.

http://www.anneyiz.biz/haber/hb_haberdty.php?hid=618

Tüp bebek deneme sayısının 3′ten 2′ye indirilmesini öngören yasa temmuza ertelendi. Ama birçok kurum, yasa yürürlükteymiş gibi davranıp anne adaylarına 3′üncü deneme hakkını vermiyor

Anayasa Mahkemesi kararıyla 1 Temmuz 2007′ye ertelenen Genel Sağlık Sigortası (GSS) Yasası’nın 63. maddesinde yer alan tüp bebek deneme sayısının indirilmesini öngören uygulama, yasa ertelenmesine rağmen başladı.
Tüp bebek deneme sayısını 3′ten 2′ye indiren ve 23-39 yaş sınırlaması getiren yeni yasaya uzmanlar, “çiftlerin bebek sahibi olma şansını azaltacağı” gerekçesiyle karşı çıkmıştı. GSS Yasası ertelenmesine rağmen uygulamanın bazı kurumlarda başladığını söyleyen Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, konuyla ilgili olarak vatandaşları uyardı. Prof. Tıraş, yasanın yürürlüğe gireceği temmuz ayına kadar 3 deneme hakkının devam ettiğini ve çiftlerin bu şanslarını mutlaka kullanmaları gerektiğini bildirdi.
Halen çiftlerin 40 yaş üst sınırı haklarının da devam ettiği yönünde uyaran Prof. Tıraş şöyle dedi: “Bağkur, Emekli Sandığı gibi geri ödeme kuruluşlarına müracaat eden vatandaşa, “Hakkınız ikiye indi. Artık 3 denemeyi yapamazsınız” deniyor. Bu yönde bize başvurular var. Hakkın devam etmesi lazım. Çünkü kanun yürürlüğe girmedi. Bazı merkezler sanki yasa şu anda uygulamadaymış gibi hareket ediyorlar” dedi.
Tıraş, yasanın ertelenmesiyle birlikte tüp bebek sahibi olmak isteyen SSK’lıların özel merkezlerden yararlanma umutlarının da 6 ay daha geciktiğini kaydetti.

Hükümet, 2 yıldır ödediği tüp bebek tedavisi ücretlerinde, yılbaşından itibaren üç yerine iki uygulamayı karşılayacak. Doktorlar tepkili: Gebelik şansı azalır!

Ocak 2007′den itibaren tek çatı altında toplanacak olan Yeşil Kart, Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK gibi sosyal güvenlik kuruluşlarına mensup kişilere tüp bebek uygulamasında tanınan 3 deneme hakkı için ödenen katkı payı, sadece 2 uygulama için geçerli olacak. Doktorlar, deneme sayısının yanı sıra kanunun getirdiği 23 - 39 yaş sınırlamasına da tepki gösteriyor. Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, yaş sınırlamasına ilişkin olarak, “Neden alt sınır 20 değil, 23 yaş. Önceki yönetmelikte üst sınır 40 yaştı, neden şimdi 39 oldu? Bilimsel olarak son sınır 43 yaştır, neye göre 39 yaptılar? Önceki yönetmelikte alt limit yaşı yoktu, 3 yıllık evli olma şartı vardı. Kadın evlenmiş, 19 yaşında. Kocasında sperm yoksa neden 23 yaşına kadar bekleyecekler?” dedi.

‘Görüş alınmadı’
Herhangi bir görüş alınmaksızın bu kanunun çıktığını ifade eden Prof. Bülent Tıraş, deneme sayısının 2′yle sınırlandırılması durumunda kişilerin gebelik ve bebek şansının düştüğüne dikkat çekerek, “İyi bir merkezde bir uygulamada yüzde 50 - 55 olan şans, iki uygulamada toplamda yüzde 75′e, 3 uygulamada ise yüzde 87.5 - 90 oranlarına çıkar. İki uygulamada bırakmak, gebelik şansının toplamda yüzde 15 - 20 azalması demektir” diye konuştu.Türkiye’de özellikle erkeklerde kısırlığın arttığını, 1.5 milyon çiftin kısır olduğunun tahmin edildiğini bildiren Prof. Tıraş, “Tüp bebek tedavisine ihtiyacı olan kişiler ekonomik nedenlerle tedaviye ulaşamıyor” şeklinde konuştu.

Tüp Bebek Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı’dan yumurtalık rezervinin giderek düştüğü 35 yaşındaki kadınlara öneri: Yan yollarda dolaşmadan etkili yollar deneyin

tup_bebek
AA - ANKARA - Ulusal Üreme Tıbbı ve Tüp Bebek Cemiyeti Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Yaralı, 35 yaşından sonra gebe kalamama süresinin uzun olması veya evliliğin geç yaşta yapılması halinde, bu kadınlara ‘yan yollarda dolaşmadan’, tüp bebek gibi etkin tedavileri önerdi.
Tüp bebek konusunda bilgi veren Yaralı, bu yöntemde yumurtalık rezervinin, başarıyı etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi. Erkekte sperm yapımının sürekli olduğunu, ama kadınların var olan yumurtayı kullandıklarını anlatan Yaralı, anne karnındaki beş aylık bir kız bebeğin her iki yumurtalığında 7 milyon yumurta bulunduğunu, bunların daha doğarken 6 milyonunun kaybedilerek 1 milyona, 13 yaşındayken 700 bine, 35 yaşında ise 25 bine indiğini anlattı.
35 yaşından sonra daha hızlı bir kayıp yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Yaralı, şöyle devam etti:
“Yaşla birlikte yumurta sayısının yanı sıra hata payı da artar. Çünkü bir yumurta birinci ve ikinci olgunlaşma bölünmelerini yaptıktan sonra döllenebilir hale gelir. Yumurtaların 35, özellikle de 38 yaştan sonra birinci olgunlaşma bölünmesi esnasında hataya yatkınlığı artar. Bu nedenle düşük oranı da artmaktadır.”
Yumurtalıklardan birinin alınmış olmasının da yumurtalık rezervini etkilediğini hatırlatan Yaralı, sigara tiryakiliğinin de olumsuz faktör olduğunu söyledi.

Yumurtalığa müdahale kötü
Prof. Dr. Hakan Yaralı, yaşın yanı sıra yumurtalık rezervini azaltan başka bağımsız risk faktörleri olduğunu da söyledi:
“Bunlardan biri yumurtalıklarda geçirilmiş kist cerrahisidir. Hastalarımızın şunu çok iyi bilmeleri gereklidir ki, gereksiz yere hiçbir şekilde yumurtalıklara dokundurulmaması gerekiyor. Doğurganlık çağında birtakım kistler olur ve kaybolur bunlara gereksiz cerrahi müdahale yapılmaması çok önemlidir. Elbette bazı kistler cerrahi tedavi gerektirir. Ama bu cerrahi tedavi esnasında yumurtalığa en az zarar verecek şekilde kistin çıkarılması esastır. Bu ne kadar iyi koşullarda yapılsa da yumurtalığa bir travmadır.
Vermiş olduğu hasarın derecesi de daha sonraki yumurta rezervi açısından belirleyicidir.”

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, vatandaşların tüp bebek tedavisini Sağlık Bakanlığı’nın ruhsat verdiği yerler dışında yapmamaları gerektiğini belirtti. Tüp bebek yöntemiyle meydana gelen çoğul gebeliklerin ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Hakan Yaralı, tüp bebek tedavisi ile oluşturulan hamileliklerde tek gebeliğin tercih edildiğini ifade etti.

Sağlık Bakanlığı’na bağlı kaç tüp bebek merkezi var?

Sağlık Bakanlığı’na bağlı yaklaşık 70 tüp bebek merkezi var. Bakanlıkta bulunan bilim komisyonu bu merkezlere ruhsat veriyor. Vatandaşların buralarda tedavi olması gerekiyor. Çünkü hem anne, hem de bebek açısından önemli bir tedavi şekli. Hastaların merkezlerini seçerken dikkat etmeleri gereken bazı noktalar var. Bunlardan bir tanesi başarı oranı. Pay ve paydada ne olduğuna bakarsak; Birincisi gebelik testinin pozitif olması, ikincisi bizim klinik gebelik olarak tanımladığımız kısım, üçüncüsü devam eden gebelik süreci son olarak da eve canlı bebekle dönme kısmı. Demek ki dört ayrı bölümden oluşuyor. Paydada ise hastanın kliniğe ayak basması ile başlayan süreç var. Bu süreci; yumurta toplama işlemine başlanması ve yumurtaların döllenmesi izliyor. Bu her hastada başarıya ulaşamaz, çünkü yumurtaların kalitesi ve hastanın yaşı, tüp bebek tedavisinde büyük önem taşır. Embriyo transferi ile ulaşılan pozitif oran yüzde 54, eve bebekle dönme oranı ise yüzde 35 civarında. Yani aynı klinikte bile pay ve paydayla oynayarak oranları değiştirmek mümkün.

Tüp bebek transferinde hastaya kaç embriyo nakledilmesini öneriyorsunuz?

Hastaya çok sayıda embriyo transfer edilmesine karşıyız. Ülkemizde şu an yasal düzenleme yok. Çoğu Avrupa ülkesinde bu konuda yasal düzenlemeler var. Embriyo naklinin 2 ile sınırlandırılması gerektiğini düşünüyorum. Devamını Oku…

Tüp bebek tedavisi bekleyen 75 bin çift, özel merkezlerle SSK’nın anlaşamaması yüzünden mağdur durumda. Prof. Dr. Bülent Tıraş: SSK’da sevk kaosu yaşanıyor 26/02/2006

RADİKAL - ANKARA - Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Bülent Tıraş, SSK’nın özel merkezlerle yapması beklenen anlaşmanın gecikmesi nedeniyle, tüp bebek tedavisi bekleyen yaklaşık 75 bin çiftin mağdur olduğunu söyledi.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Bülent Tıraş, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’na bağlı vatandaşlar ile yeşil kart sahiplerinin tüp bebek masraflarının, bu resmi kurumlar tarafından karşılandığını, yeni düzenlemeyle SSK’nın da masrafları karşılamaya başladığını anımsattı. SSK’nın özel merkezlerle yapması beklenen anlaşmanın geciktiğini kaydeden Tıraş, bu nedenle tüp bebek tedavisi bekleyen yaklaşık 75 bin çiftin mağdur olduğunu söyledi.

‘Merkez sayısı yeterli değil’
Tıraş, Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlı 68 tüp bebek merkezinin sayısının, tedavi bekleyen yaklaşık 150 bin çift için yeterli olmadığını belirterek ortalama 75 bin SSK’lı çiftin sadece 24 kamu merkezinde tedavilerini sürdürmelerini beklemenin haksızlık olduğunu vurguladı. Tıraş, tüp bebek tedavi masraflarının resmi kurumlarca karşılanması konusunda henüz yeterli bilinç düzeyine ulaşılamadığını dile getirerek, şunları söyledi: “Yasal düzenlemeye göre, tüp bebek tedavisine ihtiyaç duyduğuna dair rapor alan hastaların tedavi masrafları resmi kurumlarınca karşılanır. Ancak, bu konuda henüz yeterli bilinç oluşmadığı için sorun yaşanıyor. Sevk işlemini yapan kişiler, hastaları doğrudan tüp bebek merkezlerine sevk yapabileceklerinin farkında değiller ya da bazı doktorlar, raporu bulunduğu halde özellikle SSK’lı hastaları tüp bebek merkezlerine sevk etmiyor. SSK’lı hastalar doğrudan doğumevine doktora gidiyor, doktorlar ya uygulamayı bilmiyor veya bildikleri halde hastalara kasıtlı zorluk çıkarıyor. Bu sorunlar nedeniyle, tedavi görmesi gereken hastalar günlerce, hatta aylarca sevk çilesi çekiyor. Tüp bebek merkezinde tedavisi başlayan kimi hastalar tedavi sürerken sevkin süresi bittiğinde sevkini yeniletmek için aynı çileyi bir kez daha yaşıyor.”

İlaç giderleri de sorun
Tüp bebek tedavisi gören hastaların ilaç giderlerinin karşılanması konusunda da sorunlar yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Bülent Tıraş, hastalara yazılan ilaçların, komik gerekçelerle resmi kurumlarca ödenmediğini savundu. Bülent Tıraş, tüp bebek tedavisinde bazı durumlarda sorun erkekte olsa bile kadına ilaç kullandırılmak gerektiğini, bu durumlarda, SSK’nın ’sorun erkekte ise kadın ilaç kullanamaz’ diye ilaç ücretini ödemediğini söyledi.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=179795&tarih=26/02/2006