Türkiye’de her 100 çiftten 15′inin çocuğu olmuyor. Bu nedenle yaklaşık 150 bin çift kısırlık tedavisi görürken, hastaların önemli bir kısmı tüp bebek merkezlerine başvurarak evlat sahibi olmayı umut ediyor.

Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir.

Ancak büyük hayaller kurarak gelen çiftlerin umutları ruhsatsız ve ehliyetsiz merkezler nedeniyle yok oluyor. Bazı merkezler ise Avrupa ve Amerika’da deneme aşamasında olan deneysel yöntemleri ailelere vaat ederek çiftleri yanıltıyor. Üreme Endokrinolojisi, İnfertilite ve Yardımla Üreme Teknikleri Derneği TSRM (Ulusal Üreme Endokrinoloji İnfertilite Kongresi) Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, ailelerin merkez seçiminde çok dikkatli olması gerektiğini söylüyor. Ruhsatlı çalışan bazı merkezlerin de ticari kaygılarla başarı kriterlerini değiştirdiğine dikkat çeken Yaralı, “Maalesef birçok merkez, başarı ölçütü olarak gebe kalmayı alıyor. Bu çok yanıltıcı ve yanlış bir yöntem; çünkü önemli olan gebelik değil bunun canlı doğumla sonuçlanabilmesidir.”diyor. Ailelerin çok seçici ve dikkatli davranması gerektiğini ifade eden TSRM Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, şunları anlatıyor: “Tüp bebek merkezlerinde son dönemlerde büyük bir artış oldu. 2 yıl içinde sadece büyük şehirlerde değil Anadolu’nun birçok şehrinde yeni merkezler açıldı. Ancak merkez sayısının artması başarı oranlarını değil, ulaşılabilirliği artırdı. Aileler bir merkeze adımını atmadan önce bazı konularda bilgi sahibi olmalıdır.” Çocuğu olmayan ailelere tek seçenek olarak tüp bebek yönteminin önerilmesini de eleştiren Yaralı, geleneksel tedavi yöntemlerinin göz ardı edilmemesini, 30 yaş altındaki çiftlere başka alternatifler sunulmasını istiyor.

Leave a Reply